(Kaynak: violentmelancholia, 8secondsbeforesunrise gönderdi)
(Kaynak: violentmelancholia, 8secondsbeforesunrise gönderdi)
Nasıl da kendi yarattığımız kavramların esiri oluyoruz. Zaman: Aylar, yıllar, haftalar, saatler, dakikalar…
Hepsini biz yarattık. İçimizdeki kendini yıkan benlik yarattı bunları. Erken dedik bekledik. Geç dedik vazgeçtik. Vakit hiçbir zaman geç değildir. Çünkü vakit yoktur. Vakit alarm kurdurur. Hayat alarm halinde yaşanmaz.
Geç olan bir şey varsa bu harekettir. Hareket için geçtir, zaman değil. Geriye bakmaktan bahsetmiyorum burada. Gerisi büyük bir yanılgı çünkü. Geçmiş en iyi ihtimalle karda yattığı için canlı görünen bir ceset. İleriye bakmaktan bahsetmiyorum burada. Gelecek yazılmadı çünkü. İhtimallerin arasında kaybolamazsın.
Şimdiden bahsediyorum, şimdi geniş bir hareket alanı. Günü gününe yaşayalım demiyorum burada. İhtimaller hesaplanmamalı diyorum. Hayatla pazarlık yapıp kazanan birini görmedim ben. Ne istediğinden emin olduğun sürece şimdide kalmanın zararı yok. Şimdi hissettiğin hareket çünkü, duygu çünkü, his çünkü.
Zaman eğer var olsaydı her şey gibi sonu olurdu. Peki zamanın bir sonu var mı? Yok. Bir ölsek gitsek o son bulacak mı? Hayır. O zaman, zaman da yok. Canavarımızı kendimiz yaratmışız biz. Her zamanki gibi parmaklıkları biz dikmişiz. İnsan ne yaparsa kendine yapıyor bir şekilde…
Zamansızlık kurtaracak bizi. Bunu bir kenara yazın.
Zaman hiç önemli değil
Zaman elimizdeki tek şey
Düşün babam düşün
Yolun sonu yok
Her yolda kavşak
Gidiyor da gidiyor
Bir kere söyledin mi
bu basit şarkıyı
Kafan karışık
Dolarsın yalana dolana
The Turkish Tom Thumb-Osmanlının Tyrion Lannister’ı (Game of Thrones) 7 dil konuşabilen Hayati Paşa. (1910)
dünyanın en iyi videosu amk :) en iyi youtube yorumları da altında.
http://scificity.tumblr.com
Since we’re sharing TARDIS builds…done while employed, drunk and insanely sleep deprived.
BUNDAN İSTİYORUM.
http://scificity.tumblr.com
Not a bad idea for casting Episode 7
“the closer you get to the meaning
the sooner you’ll know
that you’re dreaming”
motamotluk etmeden:
“anlama ne kadar ulaşırsan
o kadar yakında kaybolduğunu öğrenirsin”